Amatör Ruhla Profesyonel Araştırma


Yöntem Araştırma olarak amatör ruhumuzu, bir başka deyişle bir araştırmacıda her zaman olması gereken araştırma, soru sorma, sorgulama tutkumuzu, hiçbir zaman yitirmeden, ancak profesyonelliğin gereklerinden de asla ödün vermeden gerçeğin peşinde koşarız.

Gerçeği bulmak ise ancak doğrudan ayrılmadan mümkündür. Bu nedenle kaliteye bir klişe olarak değil, bir “hayat memat meselesi” olarak bakarız ve onu korumaya değil sürekli daha da yukarı çekmeye odaklanırız.

Hollandalı ressam Piet Mondrian sanatı nasıl insanın çevresiyle arasındaki bir köprü ve denge aracı olarak görüyorsa biz de araştırmayı bilim ile sanat arasında bir köprü olarak görürüz. Bir yandan sayılarla, istatistikle, ortalamalarla, yani bilimle uğraşırken bir yandan da bu sayılardan bir sonuca ulaşmaya, bir içgörü yaratmaya çalışırız. Bu nedenle de araştırmayı biraz bilim biraz da sanat olarak görürüz.

Öte yandan ortalamalarla uğraşırken aslında dünyayı Nassim Nicolas Taleb’in Siyah Kuğu kitabında vurguladığı gibi ortalamalardan sapanların değiştirdiğini aklımızdan çıkarmayız. Gerçekten de dünyayı değiştirenler hiç de ortalama olmayan Einsteinler, Darwinler, Da Vinciler, Marxlar, Curieler değil midir?